Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19209 E. 2014/12372 K. 19.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19209
KARAR NO : 2014/12372
KARAR TARİHİ : 19.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hüküm sanığın yüzüne karşı tefhim olunmuş ise de; “tefhim veya tebliğden itibaren…” ibaresi ile kanun yollarına başvurma süresinin başlangıcı yönünden tereddüt oluşmasına neden olduğundan gerekçeli kararın tebliği ile yapılan temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Grup İnoks ünvanlı firmanın ortağı ve müdürü olan katılanın kullandığı firmaya ait aracın sürücülüğünü yapan sanığın, muhasebeci … tarafından çekilip şikayetçiye iletilmesi için 16/02/2008 tarihinde verilen parayı katılanın “…üzerimde para var…şimdilik sende kalsın… beni bıraktığın bu yerden çağırdığımda alırsın…” demesi sonrasında, o günün akşamı aracı belli bir noktada bıraktığı mesajını gönderip, parayı da zilyedliğin devri amacı dışında kendi yararına harcayarak tasarrufta bulunması, bu durumun konuşulması için 17/02/2008 tarihinde evinin kapısı önüne gelen şikayetçiye sinkaflı sözler sarfetmesi eylemlerinin “nitelikli güveni kötüye kullanma”; “hakaret” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I) “Hakaret” suçundan verilen “mahkûmiyet” hükmüne yönelen sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında “hakaret” suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 sayılı Kanun’un 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince, “miktar yönünden” REDDİNE,
II) Vasıf değişikliği nedeniyle “…basit güveni kötüye kullanma” suçundan verilen “mahkûmiyet” hükmüne yönelen sanığın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Katılanın yanında sürücülük yapan ve para tahsilatı iletilmesi gibi tanımlanmış bir görevi bulunmayan sanığın sübut bulan eyleminin “nitelikli” değil “basit güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.