Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19222 E. 2013/18828 K. 02.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19222
KARAR NO : 2013/18828
KARAR TARİHİ : 02.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, görevi ihmal
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … (…) hakkında görevi ihmal suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı Kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK’nın 264. Maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanıklar …, … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanıklardan …’nin emlak işi ile uğraştığı, katılan …’ye ait bir arsaya alıcı çıktığını söyleyerek tapu fotokopisi katılana ait nüfus cüzdan fotokopisi ile iki adet fotoğraf istediği, katılanın istenilen belgeler ve fotoğrafı sanık …’ye teslim ettiği, sanık …’nin bu fotoğraf ve belgeleri iki gün sonra katılana iade ettiği, bu arada sanıklar …, …, … ve …’ın birlikte hareket ederek katılana ait kimlik bilgilerini kullanmak sureti ile sanık …’in fotoğrafı yapıştırılarak sahte nüfus cüzdanı oluşturdukları, sanık …’in bu nüfus cüzdanı ve tapu fotokopileri ile taşınmazın bulunduğu belediyeden taşınmazla ilgili bilgileri çıkarttığı, daha sonra …5. Noterliğine giderek … kimliği ile …’ya taşınmazın satışı konusunda vekâlet verdiği, sahte nüfus cüzdanının olmasına rağmen bu durumun noterlik görevlileri tarafından tespit edilemediği, vekâletnamede ki fotoğrafında katılanın fotoğrafı ile değiştirilerek bu vekaletle tapu sicil müdürlüğüne giderek 42.500 TL bedelle sanık …’a söz konusu taşınmazın devrinin gerçekleştirildiği, sanıkların bu taşınmazı bir an önce elden çıkarmak amacı ile …’a ait emlak bürosuna müracaat ettikleri, …’ın …’yi araması nedeni ile durumun ortaya çıktığı olayda, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 02/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.