YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19321
KARAR NO : 2014/12301
KARAR TARİHİ : 18.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın yanında tanıklar … ve … olduğu halde sanıklar … ve …’e ait … marka bir aracı almak için olay tarihinde Bartın İli Kozcağız Beldesine geldikleri, burada sanık … ile katılanın arabanın alım satımı konusunda aralarında anlaştıkları ve senet düzenlemek üzere diğer sanık …’in işyerine gittikleri, burada katılanın 25/08/2008 vadeli ve 2.000 TL bedelli senet düzenleyerek sanıklardan … verdiği ve sanık …’in söz konusu arabayı teslim edeceğini söylemesi üzerine katılan ve tanıklar ile birlikte Kozcağız’a geldikleri, sanık …’in arabayı getirip teslim edeceğini söyleyerek katılan ve tanıklara çay bahçesinde oturmalarını söylediği, bu bahane ile yanlarından ayrıldıktan sonra bir daha dönmediği, katılanın sanık …’i telefon ile aramasına rağmen ulaşamadığı, diğer sanık … ile
yaptığı görüşmede ise sanık …’in aracın arıza yaptığını öne sürdüğü ve aracın bu şekildeki hileli hareketler ile katılana teslim edilmediği, bilahare katılan tarafından verilen senedin sanıklar tarafından borçları karşılığında 3.bir şahsa verildiği, senedin de iade edilmediği, sanıkların katılan ile aralarında yaptıkları anlaşmaya göre aracı teslim edecekleri izlenimi vererek katılandan senet aldıkları halde satışa konu aracı teslim etmediklerinin anlaşıldığın olayda, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıklar hakkında tayin olunan 4 gün adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nIn 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20TL’den adli para cezasına çevrilmesi sırasında 80TL adli para cezası yerine 40TL adli para cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.