YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19333
KARAR NO : 2013/3531
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat, Hüküm Kurulmasına Yer Olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’a hükmedilen cezanın nev’i ve miktarına göre yasal koşulları bulunmadığından, sanık müdafiinin duruşmalı temyiz inceleme isteminin, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için ise; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanık …’ın serbest meslek sahibi muhasebeci olduğu, katılandan aldığı vekalet gereğince tahsil etmiş olduğu 70.000 TL’yi katılana vermeyerek sahiplendiği, kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak sureti ile kızı olan sanık …’ı katılanın şirketinde çalışmış gibi göstererek şirket adına prim taahhuk ettirdiği, sanığın serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması sureti ile dolandırıcılık suçunu işlediği, kızı sanık …’ nin katılanın şirketinde sigortalı olarak gösterilme işleminin kendisi tarafından yapılmayıp tanık …‘un duruşma safhasındaki beyanından bu tanık tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı ancak kızı …’ın nüfus cüzdanı ve sigorta sicil numarasının tanık …’a sanık … tarafından verildiği olayda,
1-Sanık … hakkında verilen beraat ve sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelemesinde;
Sanık …’ın elde ettiği menfaatin miktarı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak hakkında karar verilmesi gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair hükme yönelik temyiz talebinin incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın eyleminin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden yerinde olmayan gerekçe ile TCK 212 maddesine aykırılık oluşturması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.