Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19335 E. 2014/4362 K. 10.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19335
KARAR NO : 2014/4362
KARAR TARİHİ : 10.03.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Hayvan alım satım işi ile uğraşan sanıkların, hayvan almak amacıyla …İlçesi … Köyüne giderek yaptıkları pazarlık sonucunda katılan …’den 30 adet hayvan satın alarak karşılığında … şubesine ait keşide tarihi değiştirilmiş ve daha önce bankaya ibraz edilmesi sebebiyle karşılıksızdır ibaresi bulunan kaşe ile buna ilişkin yazıların üzeri daksille kapatılmış çeki verdikleri, katılan tarafından tahsil edilmek için bankaya sunulan çekin, daha önce karşılıksız kaşesi vurulmuş olan bir çek olduğunun belirlenmesi nedeniyle katılana herhangi bir ödemenin yapılmadığı, bu şekilde sanıkların dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda; … Kriminal Polis Laboratuarında yapılan incelemede çekteki keşide tarihi üzerinde bulunan ay ve yılı gösteren 4 ve 6 rakamlarının dönüştürülerek keşide tarihi bölümünün 05.04.2006 haline getirildiği, gerçek tarihinin 05.06.2005 olduğunun tespit edildiği, çekin arka yüzünde bulunan yazıların kimyasal kapatıcı ile kapatıldığı, izlerin altında “…” içerikli birinci ciranta yazı ve imzası ile …’a ait kaşe ve imzaların bulunduğunun belirlendiği, yine … Kriminal Polis Laboratuarının 12.05.2008 tarihli bilirkişi raporu ile mahkemece yapılan gözlemde, bahse konu çek üzerinde yapılan tahrifatların ilk bakışta ve kolaylıkla dikkat çekecek nitelikte olması sebebiyle belgenin aldatma kabiliyetine haiz olmadığının tespit edildiği, bu nedenle şikayetçinin yapacağı basit bir denetimle çek üzerinde tahrifat yapıldığını anlayabilecek bir durumda olduğu hususları gözetilerek, dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarının yasal unsurlarının oluşmadığını belirleyen mahkemenin kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.