Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19340 E. 2013/17432 K. 13.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19340
KARAR NO : 2013/17432
KARAR TARİHİ : 13.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-i bendinde serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi hali nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edilmiş, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 65/2 maddesinde serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır” şeklinde tanımlanmış, aynı kanunun 66. maddesi ise “serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır” denilmiştir. Aynı yasanın 37. maddesinin 4. bendinde ise, gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle uğraşanların bu işlerinden … kazançların bu kanunun uygulanmasında ticari kazanç sayılacağı belirtilmiştir. Kanunda kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hali nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş ise de, bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerekir.
Sanık …’un piyasada … olarak bilinen gerçek adı … olan bir ses sanatçısı olduğu, sanık …’ın da sanık …’ un menejeri olduğu, katılanlar … ve …’in de aynı zamanda katılan diğer şirketin ortakları ve yetkili temsilcileri oldukları, katılanlar ile sanıkların bir şekilde tanıştıkları, katılan şirketin ekonomik durumu iyi cirosu yüksek bir şirket olduğu, sanık …’un ise çok miktarda borcunun bulunduğu, katılan şirket ile, sanık …’un diğer sanık …’ın menejerliğinde, katılan şirketin sanık …’un 4,5 trilyon TL piyasaya olan borcunu ödemesi, sanık …’un da 10 yıllık müzik getirisinin tamamını katılanlar ile ortak bir şirket kurarak paylaşımı konusunda sponsorluk sözleşmesi imzaladıkları, katılan şirketin toplam 4,5 trilyon TL değerinde 248 adet çeki sanık …’un borçlarını ödemesi için keşide edip sözleşme gereğince verdiği ve böylece sanık …’un borçlarını katılanın ödediği, oysa sanık …’un 18.11.1998 tarihinde imzaladığı bir sözleşme ile ileriye doğru 10 yıllık müzik ve sanatçılıktan gelecek tüm gelirlerini 450.000 USD karşılığında … Müzik Yapım San. ve Tic. Ltd. Şti.ne ücretini peşin almak suretiyle sattığı, 18.11.2008 tarihine kadar tasarrufta bulunabileceği bir müzik ve sanatçılık gelirinin olamayacağı, suç tarihi olan katılan ile sözleşmeyi imzaladığı 01.06.2005 tarihinde 10 yıllık sürenin dolmasına 3,5 yıl bulunduğu, tasarrufta bulunamayacağını bildiği halde sözleşme imzalayıp, 4,5 trilyon liralık çek alarak katılanları sanıkların dolandırdıkları, iddia edilen olayda; sanık … ile … Müzik Yapım San. Ve Tic. Ltd. Şirketi arasında yapılmış sözleşmenin 16. maddesinde, sözleşmeye aykırı hareket edilmesi halinde uygulanacak müeyyidenin belirtildiği, buna göre sözleşmeye aykırı hareket etmenin fesih hakkını doğurduğu, ayrıca; sözleşmeye aykırı hareket edilmesi halinde 1 milyon dolar da cezai şart öngörüldüğü, sanığın … Müzik sözleşme yaptıktan sonra katılanın yetkilisi olduğu şirket ile yeni bir sözleşme yapmasının, Ceza Hukuku’nda suç olarak tanımlanmadığı, sanık … ile katılan şirket arasındaki uyuşmazlığın alacak-borç ilişkisine dayalı hukuksal nitelikte bir uyuşmazlık olduğu, sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, ONANMASINA, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.