Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19373 E. 2014/4367 K. 10.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19373
KARAR NO : 2014/4367
KARAR TARİHİ : 10.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, katılanın yanına giderek satılık yağ olup olmadığını sordukları, katılanın satılık yağı olduğunu beyan etmesi üzerine yağın litresini 6,00 TL’ye anlaştıkları, katılan ile oğlu olan tanık …’ın yağ bidonunu depodan dışarı çıkararak tarttıkları, sanıkların yağ bidonunu 30 litre geldiğini beyan ederek 180,00 TL parayı ödedikleri esnada katılanın, almış oldukları yağın 80 litre olduğunu, yanlış tartıldığını beyan etmesine rağmen sanıkların parayı tanığa verip yağı araçlarına yükleyerek olay yerinden uzaklaşmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların birbirleriyle tutarlı tüm savunmalarında, katılandan 30 litre yağ satın aldıklarını, anlaştıkları bedeli ödediklerini belirterek suçlamaları kabul etmemeleri, yağın 80 litre olduğuna dair katılan ile tanığın soyut iddiaları dışında yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği hususları gözetilerek, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olmaması gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülemeyen temyiz itirazlarıyla reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.