Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19435 E. 2014/11970 K. 16.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19435
KARAR NO : 2014/11970
KARAR TARİHİ : 16.06.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın kendisini … olarak tanıtarak, katılanlar … ve … ’nin müştereken sahip oldukları 50 adet koyunu satın almak hususunda talepte bulunduğu, katılanların kabul etmesi üzerine sanığın, 50 koyuna karşılık suça konu 30.01.2008 keşide tarihli ve 14.500 TL bedelli, keşidecisi … Tekstil olan çekin arkasını, … olarak ciro ettikten sonra katılanlara verdiği, çekin bankaya ibrazından önce sanık tarafından kısmi ödeme yapıldığı ve sanığın katılanlara 7000 TL borcu kaldığı, ancak bu miktarın ödenmediği, daha sonra katılanların sanığın gerçek kimliğini öğrendikleri, sanığın bu şekilde üzerlerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Suçun, bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlenmesi nedeniyle eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de,
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.