YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19452
KARAR NO : 2014/11971
KARAR TARİHİ : 16.06.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen,Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının,siyasî parti,vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi,bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının,ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için,bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma,bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanıklardan …’in taksi şöförlüğü yaptığı, müştekinin sanık …’ten 1150 TL borç para aldığı, karşılığında 1150 TL bedelli 15/10/2005 ödeme tarihli senedi imza ederek verdiği, sonrasında sanıkların eylem birliği içerisinde, müştekinin sanık …’e vermiş olduğu senedin alacaklı kısmına … yazdıkları, meblağ kısmına hem yazı ile hem de rakam ile olan bölümüne “1” ve “On” ekleyerek tahrif ettikleri, sonrasında sanık …’in senedin arkasını ciro ederek, sanık …’a verildiği, sanık … tarafından da 09/09/2007 tarihinde müşteki aleyhine icra takibi başlattığı, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla, haklarında verilen mahkumiyet kararlarında bir isabetsizlik görülmemiş, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken, hükmedilen adli para cezasının, gerekçe gösterilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edildiği anlaşılmakla, bu husustan düzeltilerek onama isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık …, sanıklar … ve … müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.