YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19472
KARAR NO : 2014/12339
KARAR TARİHİ : 18.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda;müşteki şirketin, sanığın işletmekte olduğu işyerine aralarında yaptıkları ariyet sözleşmesine istinaden dondurma satmak için kullanacağı 1 adet derin dondurucuyu verdiği,dondurma satışı süresince derin dondurucunun sanık tarafından kullanılacağı,ancak şüphelinin dondurma satışını bırakmasına rağmen dondurucuyu iade etmediği; mahkemede kendisine herhangi bir dondurucunun teslim edilmediğini ve herhangi bir teslim belgesi de imzalamadığını ifade etse de müşteki şirket ile sanık arasında olduğu iddia edilen ariyet sözleşmesindeki imzanın sanığın eli ürünü olduğunun bilirkişi raporuna göre tespit edildiğinin anlaşılması karşısında sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini ile TCK’nın 155/2. ve 52. maddelerindeki açık yasal düzenlemeye rağmen adli para cezasının gün yerine yıl ve ay üzerinden tayini;
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “1 yıl”, ”10 ay” ve ”6.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla “5 gün”,”4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,18.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.