YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19480
KARAR NO : 2014/4315
KARAR TARİHİ : 10.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… Konfeksiyon Mamulleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkilisi olan katılan ile sanık arasında yapılan anlaşma gereğince; tekstil ürünlerinin şirket adına sanık tarafından piyasada satılarak tahsilatların da katılana teslim edildiği, sanığın 30000 TL değerinde muhtelif tekstil ürünlerini belirli yerlere satmak amacıyla teslim aldığı; ancak malları piyasada satmasına rağmen tahsil ettiği bedellerin sadece 4000 TL’lik kısmını ödediği, geri kalan 26000 TL’lik parayı ödemeyerek haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, kargo gönderim makbuzlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ile katılan arasında tekstil ürünlerinin şirket adına sanık tarafından piyasada satılarak tahsilatların da katılana teslim edilmesi hususunda anlaşma yapıldığı ve sanığın, 30000 TL değerinde muhtelif tekstil ürünlerini belirli yerlere satmak amacıyla teslim aldığı; ancak malları şirket adına piyasada satmasına rağmen tahsil ettiği bedellerin bir kısmını katılana ödemediği sabit ise de; sanığın, katılan ile arasında yaptığı anlaşmaya aykırı davranma dışında dolandırıcılık suçunu oluşturabilecek nitelikte hileli hareketler sergilediğine ilişkin somut ve kesin bir delil elde edilemediği, kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı; ve hiç kimse, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamayacağına ilişkin temel ilkeler dikkate alındığında; uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğu ve dolandırıcılık suçunun oluşmadığına yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.