YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19506
KARAR NO : 2014/12420
KARAR TARİHİ : 19.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Şikayetçinin, sahibi olduğu 2. Vakıf İşhanında bulunan çay ocağını işletmesi için sanığa devrettiği, işlerin kötü gitmesi nedeni ile çay ocağını kapatan sanığın şikayetçiye ait bir adet … marka üçlü çay kazanı, toplam üç adet tombul tüp, üç adet profil tezgah, bir adet buzdolabı, altı adet sandalye, iki adet sehpa, bir adet tavla, üç adet çay tepsisi, kahve takımları, çay bardakları ve kaşelerini götürdüğü somut olayda; şikayetçinin işyerinin anahtarının sadece sanıkta bulunduğuna dair beyanına karşın sanığın çay ocağının anahtarını kim olduğunu ispat edemediği, geçici işçi olduğunu söylediği, … verdiğine ilişkin beyanı ile suç tarihinden sonra, daha önceden çay ocağında bulunan çelik mutfak dolabını yaptıracağına dair protokol imzalaması karşısında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 365 tam gün olarak tayin edilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “365 gün”, “304 gün” ve “6080 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, ”4 gün” ve “80,00 TL” ibareleri eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.