YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19514
KARAR NO : 2014/12413
KARAR TARİHİ : 19.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın kızı olan …’in Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/493 Esas 2009/36 Karar sayılı ilamı ile nitelikli yağma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu duruma üzülen katılanın, kızının daha az ceza alması için neler yapabileceğini araştırdığı sırada, komşuları olan …’in erkek arkadaşının annesinin davası ile ilgili olarak yardımcı olacağını, istemeleri halinde kendilerine de yardımcı olup olamayacağını sorabileceğini söylemesi üzerine telefonda görüşüp sanığın bu iş için 3.500,00 TL para istediğini iletmesi üzerine katılanın tanık … ve annesi olan …’in de maddi katkısıyla bu parayı toplayarak iki seferde tanık …’in aracılığıyla sanığa verdiği, parayı alan sanığın bir daha katılanı aramadığı, ortadan kaybolduğu somut olayda; sanığın araç kiralama işi ile uğraştığın, ekonomik sıkıntıya düşünce tanık …’ten 3.500,00 TL borç para aldığını savunmasına karşın gerek
…’in, gerek kızı …’in katılanın beyanları ile örtüşen yeminli anlatımlarında sanığın katılanın kızının aldığı hapis cezasının süresini indirtmek amacıyla para istediği beyan etmeleri karşısında sanığın bir kamu görevlisinin nezdinde hatırının sayıldığından bahsetmeksizin sadece tanıdığı savcıların bulunduğunu söylemekten ibaret eyleminin TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun temel şeklini oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, bu yönde bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.