YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19563
KARAR NO : 2012/46398
KARAR TARİHİ : 26.12.2012
Dolandırıcılık suçundan şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/02/2012 tarihli ve 2012/15277 soruşturma, 2012/8153 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/07/2012 tarihli ve 2012/1633 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek … Bakanlığınca verilen 01.11.2012 gün ve 2012/16382/61514 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2012 gün ve 2012/282364 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müştekiler vekili Muhtar … şüphelilerin dolandırıcılık yaptığı iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucu şüpheliler hakkında kamu davası açmayı haklı gösterir delil bulunmadığı ve aradaki ilişkinin alacak borç ilişkisine dayalı hukuki ilişki olduğu bu nedenle dolandırıcılık suçunun unsurları bakımından oluşmayacağı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160.maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, tarafların arasındaki ilişkinin açıklığa kavuşturulması için tanık beyanları da dahil olmak üzere ifadelerin alınması, taraflar arasındaki para transferinin sübutu için şikayetçi ve şüphelilerin banka hesap hareketlerinin dosya arasına celp edilerek elde edilen menfaatin, uğranılan zararın tespit edilmesi, şüphelilerin çalıştığı şirketin … ilindeki şubesi hakkında tescil bilgilerinin celp edilmesi, şube bilgileri nazarında kollukça araştırma yaptırmak suretiyle şubenin faal olup olmadığının tespit edilmesi, biletleme tarihine göre seyahat masraflarının ne kadar olacağı konusunda araştırma yaptırılması gerekirken, şikâyetçinin yaptığı şikâyet üzerine hiçbir araştırma ve soruşturma işlemi yapılmadığı, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160.maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden itiraz üzerine verilen 19.07.2012 gün ve 2012/1633 D. …. sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.