YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19564
KARAR NO : 2012/46395
KARAR TARİHİ : 26.12.2012
Silâhla müessir fiil ve nâsı ızrar suçlarından sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 516/son, 516/3, 522, 456/4. (iki kez), 457/1. (iki kez) ve 71. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 4 gün hapis ve 72.00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, dair …Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2006 tarihli ve 2002/44 esas, 2006/54 sayılı karar aleyhine Yüksek … Bakanlığınca verilen 30/10/2012 gün ve 2012/16299/60891 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/11/2012 gün ve 2012/282374 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
…Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2006 tarihli ve 2002/44 esas, 2006/54 sayılı kararın sanık tarafından 21/04/2011 tarihli dilekçeyle temyiz talebinde bulunulmasını müteakip yine sanık tarafından 20/05/2011 tarihli dilekçeyle temyiz talebinden feragat edilmiş bulunduğu cihetle anılan kararın kesinleşmiş bulunduğu değerlendirilmek suretiyle yapılan incelemede:
1-Kayden 10/06/1984 doğumlu olup, suçun işlendiği 13/04/2002 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık … hakkında tayin olunan cezalardan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında,
2-Kayden 10/06/1984 doğumlu olup, suçun işlendiği 13/04/2006 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanığın üzerine atılı müessir fiil suçunun 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca uzlaşma hükümleri kapsamında bulunması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “uzlaşma” başlıklı 253. maddesi hükümlerinin öncelikle uygulanması suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmamasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki (1) numaralı bozma isteğinin incelenmesinde;
Hükümlü hakkında atılı suçtan eylemine uyan 765 sayılı Yasanın 516/3-son, 522 maddeleri uyarınca sonuç olarak 1 yıl hapis ve 72.00 Türk Lirası adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın 15-18 yaş grubunda olduğu gözetilerek verilen cezadan 765 sayılı TCK.nun 55/3. maddesi gereğince indirim yapılarak sonuç ceza itibariyle 647 sayılı Yasanın 4/2. fıkrasının amir hükmü uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasında belirtilen ceza veya tedbirlerden birine çevrilmesine karar verilmesi
gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden …Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 10.05.2006 tarih ve 2002/44 esas 2006/54 sayılı kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Yasanın 309/4-d maddesi gözetilerek sanık hakkında 765 sayılı TCK,nın 516/3-son 522, 55/3. maddeleri uyarınca 8 ay hapis ve 48 TL para cezasına hükmolunmasına, tayin olunan hapis cezasının suç tarihi itibariyle 647 sayılı Yasanın 4. maddesine göre bir günü 6.00 TL. den 1440.00.TL. adli para cezasına çevrilmesine, 765 sayılı yasanın 72. maddesi uyarınca para cezaları içtima ettirilerek sonuç olarak 1488.00.TL adli para cezası üzerinden infazın yapılmasına karardaki diğer yönlerin saklı tutulmasına,
(2) numaralı bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Her iki mağdura yönelik müessir fiil eylemleri nedeniyle, suçun işlendiği tarihte 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanığın üzerine atılı müessir fiil suçunu düzenleyen 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/4. maddesinin sanığın lehine olduğu ve anılan maddede öngörülen müeyyidenin alt sınırının 2 yılı aşmaması karşısında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 24. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunduğu cihetle, öncelikle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 ve 254.maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmasına göre bu suçtan kurulan hükmün 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.