Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19625 E. 2014/12365 K. 19.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19625
KARAR NO : 2014/12365
KARAR TARİHİ : 19.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın kendisini … olarak tanıtıp, çalıştığı … inşaat şirketinin .. bir işi nedeniyle 1500 Euro’ya çalışacak inşaat işçisi aradığını söylediği, temyiz incelemesine konu olmayan sanık …’dan kendisine eleman bulmasını, başvuru yapacak kişilerden fotoğraf, sabıka kaydı ve pasaportlarını getirmelerini ve sağlık raporu için gerekli olan 200 TL’yi hazır etmesini istediği, Kadir’in teklifi kabul ederek arkadaşı olan ve temyiz incelemesine konu olmayan sanık … ile birlikte müştekilerden istenen evrakları ve kişi başı 200 TL yi aldıkları, para ve evrakların bir kısmını Mersin’e giderek sanığa elden verdikleri, bir kısmı için de sanığın Kayseri’ye geldiği ve … ile …’in sanıkla buluşarak teslim ettikleri, aradan geçen süre zarfında bir gelişme olmaması üzerine … ve …’nin Kayseri Emniyet Müdürlüğü’ne başvurup ihbarda bulundukları, kendilerine gösterilen resimlerden sanığı teşhis ettikleri anlaşılmakla, hileli hareketlerle müştekilerden haksız menfaat temin eden sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın birden çok müştekiye karşı aynı suçu tek bir fiile işlemesi nedeniyle hakkında verilen cezadan TCK 43/2. madde delaletiyle 43/1. maddesi uygulanarak artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.