YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19644
KARAR NO : 2014/6754
KARAR TARİHİ : 09.04.2014
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; sanık …’in … ilçesindeki … Eczanesi’nin sahibi, sanık …’un da onun kalfası olduğu, olay tarihinde eczanede yapılan aramada, detayları 19/09/2008 tarihli işyeri Arama-Yakalama-Tespit-El koyma ve Teslim tutanağında belirtildiği üzere çok sayıda küpürü kesik ilaç, kesik ilaç küpürleri, başka kişilere ait sağlık karneleri, ilaç kullanım raporları ve son kullanma tarihleri geçmiş ilaçların ele geçirildiği, küpürü kesilen bir kısım ilaçların, gerçekte hak sahiplerine teslim edilmediği halde, teslim edilmiş gibi kuruma fatura edilmek suretiyle 2.290,35 TL tutarında haksız menfaat elde edildiğinden bahisle sanıkların kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, kesik ilaç küpürlerinin kuruma fatura edilmemiş olması, başka kişilere ait sağlık karneleri ile raporların, haksız menfaat temininde kullanıldıklarına dair hiçbir iddia ve delil bulunmaması, son kullanma tarihleri geçmiş ilaçların bulundurulmasının da keza isnat edilen suçla ilgili olmaması bunların satışa arz halinde bulunmadığının tespit edilmiş olması karşısında, bu eylemlerle ilgili dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı, bu vakıaların eczane ile kurum arasındaki sözleşmenin bazı hükümlerinin ihlali mahiyetinde olup, hukuki ihtilafa konu olabileceği, hak sahiplerine teslim edilmediği halde edilmiş gibi kuruma fatura edilerek bedelleri alınan küpürü kesik ilaçların kilitli poşetler içerisinde ve kime ait olduğu üzerlerine yazılmış halde bulundurulduğu, üzerinde ismi bulunan kişilerin gerek kovuşturma sırasında, gerek daha önceki aşamalarda alınan ifadelerinde, tamamına yakınının bu ilaçların kendilerine ait olduğunu, o sırada ilacın eczanede bulunmadığı ya da unutulmaları nedeniyle orada bulunduğunun belirtildiği, sanıkların bu nedenle hile ve desiseler kullanarak haksız menfaat elde etmek amacıyla hareket ettiklerine dair, savunmalarının aksine, mahkumiyetleri için yeterli, kesin somut delil bulunmadığı anlaşılmış olduğundan verilen beraat kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.