YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19805
KARAR NO : 2014/12561
KARAR TARİHİ : 23.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanıklar … ve Kerem ile dolandırıcılık yapmak konusunda anlaştıkları ve …’ın asker arkadaşı ve mağdur …’ın kardeşi olan … ile irtibata geçerek gömü altın bulduklarını, elden çıkarmak için yardımcı olmasını istedikleri, …’nin bu durumu ağabeyi mağdur …’a anlattığı, mağdurun telefonla sanıklarla görüşüp Denizli iline geldiği, …’ın mağduru otogarda karşıladığı, diğer sanıklarının yanına götürdüğü, sanık …’in kendini … adı ile tanıttığı ve …’in de kendini deli gibi göstererek mağdura emanetin 2009/1742 sırasında kayıtlı gerçek bir adet altını numune olarak verdiği, mağdurun Sakarya’ya dönerek altının gerçek olduğunu tespit ettiği, sanık ve arkadaşları ile diğer altınları almak üzere anlaştığı, altınların satılması için müşteri aramaya başladığında görüştüğü kişilerin bu şekilde dolandırıldığını öğrenince kolluk kuvvetleri ile irtibata geçtiği ve polisin aldığı tertibat altında sanık ve arkadaşları ile buluştuğu,
sanık ve arkadaşlarının mağdura geri kalan aynı emanet sırasında kayıtlı altın benzeri sarı metalleri satmak istedikleri ve bir numune gösterdikleri sırada polisler tarafından yakalandığı olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2- TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yer alan; adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün”, “15 gün”, “12 gün” ve ” 240 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “2 gün”, “1 gün” ve ” 20 TL adli para cezası ibaresinin eklenmesi, ayrıca 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.