YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19945
KARAR NO : 2014/12744
KARAR TARİHİ : 24.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın şikayetçi …’nın ablasının oğlu olduğu ve 1994 yılından 2003 yılına kadar şikayetçinin kuyumcu dükkanında çalıştığı, daha sonra bu işyerinden ayrılarak kendisine ait işyeri açtığı, sanık …’ün, arkadaşı olan diğer sanık … ile birlikte hareket ederek, şikayetçiye ait işyerine … tarafından 6.000 gram has külçe altın teslim edildiğine dair 19/01/2007 tarihli gerçeği yansıtmayan belge düzenledikleri, sanık …’ün belge tarihinde şikayetçiye ait işyerinde çalışmadığı halde, bu belgeyi teslim alan sıfatıyla imzaladığı ve şikayetçiye ait kaşeyi vurduğu, sonrasında sanık …’in, bu belgede yazılı miktar olan 6.000 gram altını Bakırköy … Noterliği’nin 07/04/2009 tarih ve 008594
yevmiye numaralı ihtarnamesi ile şikayetçiden talep ettiği, sanıkların bu şekilde dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanıkların inkara yönelik savunmaları ve bu savunmaları doğrulayan bir kısım tanık beyanları dışında, atılı suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edlilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 24/06/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.