Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20039 E. 2014/12488 K. 23.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20039
KARAR NO : 2014/12488
KARAR TARİHİ : 23.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Olay tarihinde mağdurun ikametine gelen sanıkların, kendilerini doktor ve turizmci olarak tanıtarak ev kiralamak istediklerini belirtmeleri üzerine, mağdurun, kardeşine ait olan ve aynı apartman içerisinde bulunan evi sanıklara gösterdiği, sanıkların ellerinde bulunan ve hiç bir değeri bulunmayan Brezilya parasını mağdura gösterip, 2000 TL değerinde olduğuna dair yalan söyledikten sonra bu parayı sözde kaparo olarak verdikleri ve para üstü olarak bu duruma inanan mağdurdan 500 TL ve 100 euro para alarak haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanıkların savunmalarına, katılanın beyanlarına, teşhis tutanaklarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların, bu şekilde gerçekleştirdikleri sabit görülen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının miktarı belirlenirken uygulama maddesi olarak TCK’nun 52/2 maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi ve 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunma haklarından yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindeki kişiler yönünden ise söz konusu hak yoksunluklarının hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gerektiği gözetilmeden kanundaki düzenlemeye aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi ve ayrıca dolandırıcılık suçundan sanıklar haklarında verilen hapis cezaları alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezaları belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek ve yanlış usul uygulanarak sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, dolandırıcılık suçuna ilişkin “5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62/1, 168/2, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 250 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına” ifadelerinin yerine “5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına, aynı kanunun 168/2 maddesi uyarınca yarı oranında indirim yapılarak 2 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına, aynı kanunun 52/2 maddeleri gereğince verilen 1 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere sonuç olarak 20.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına” ifadelerinin eklenmesi ve hüküm fıkralarındaki adli para cezasının miktarının belirlenmesine ilişkin kısımda sanıklara tayin olunan adli para cezalarının cümlesinden sonra gelmek üzere “TCK’nun 52/2 maddesi gereğince” ibaresi eklenmesi ve ayrıca hükümlerde yer alan, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin tamamen çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.