Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20070 E. 2014/12523 K. 23.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20070
KARAR NO : 2014/12523
KARAR TARİHİ : 23.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılan …’e ait marketten alışveriş yaptığı, burada yaptığı 5 TL’lik alış veriş karşılığında tezgaha 50 TL bıraktığı, kasiyer tanık …’in para üstü hazırlamaya başlaması üzerine, bozuk para verebileceğini söyleyerek tezgaha koyduğu 50 TL’yi istediği, kasiyerin parayı almadığını söylemesi üzerine aralarında tartışma çıktığı, tartışmayı gören katılan …’ın markete ait güvenlik kamerasını incelediğinde sanık kasiyere verdiğini iddia ettiği parayı kasiyerin görmediği bir anda kemerine sıkıştırdığını anlaması üzerine sanığın olay yerinden ayrıldığı, sonrasında sanığın başka bir olay nedeniyle yakalandığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemece, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesi uyarınca, hükmolunan adli para cezasından indirim yapılırken, 273 gün yerine, hesap hatası yapılması suretiyle 270 gün olarak eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın tekerrüre esas alınan Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22.02.2005 tarih, 2004/968 E., 2005/368 K. sayılı mahkumiyet kararının, karar tarihi itibariyle kesin hüküm niteliğinde olduğu, CMUK’nın 305/2. maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanması,
2-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “365 gün”, “270 gün” ve “5400 TL” adli para cezası ibareleri tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “3 gün” ve “60 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi ve hükümden TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.