YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20120
KARAR NO : 2013/19059
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa
Bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamıyacaktır.
Somut Olayda; sanık …’un katılan …’nin sahibi olduğu … Mobilya unvanlı işyerinin posta adresine mail atarak, müşterisi olduğu Bangkok-Tayland’da bulunan Taksahimaya isimli firmanın ürünlerini beğendiklerini, bahsi geçen firma ile ticareti gerçekleştirebileceğini, bu iş için %3 komisyon alacağını ve fiyat teklifini beklediğini beyan ettiği, katılanın fiyat teklifi hazırlayıp maille gönderdiği, katılanı arayan sanığın, sözleşme için acilen Bangkok’a gitmeleri gerektiğini, yapılacak masrafları için 1.140 TL’nin sanık … adına olan Akbank …Şubesine yatırmasını istediği, katılanın parayı yatırdığı, ayrıca uçak biletlerini de aldığı ve sanığı havalanında beklediği halde sanığın gelmediği gibi parayıda iade etmediği, … Eşya isimli işyeri sahibi olan katılan …’na, mail atarak, imalatını yaptığı ürünün yurt dışında oteller zinciri olan bir otel tarafından çok beğenildiğini ve bu otelin şirketinde kendisinin çalıştığını, bu ürünleri almak istediklerini söylediği,katılanın sanık ile irtibata geçerek sanığın yönlendirmesiyle Bangkok’a gitmeye karar verdiği, bunun için sanığın uçak biletleri ve Bangkok’ta kalınacak otel rezervasyonu için katılandan para talep ettiği, katılanın sanığın verdiği sanık … adına olan Akbank …Şubesindeki … nolu hesabına 747.TL gönderdiği, ancak sonrasında, sanık …’in, eski eşi olan sanık … ile birlikte, katılanı oyaladıkları ve uçak bileti alma veya otel rezervasyon işini yapmadıkları gibi, parayı da iade etmedikleri,…Tekstil unvanlı işyeri sahibi olan katılan …’e mail atarak, bir Japon firmasının 100.000 adet eşarp siparişi olduğunu, bu Japon firma yöneticisinin bir Türk firmasından mal talep ettiğini söylediği, katılanın bu ticari işlemi yapabileceğini söylemesi üzerine acele Tayland’a gitmeleri gerektiğini söyleyerek otel masrafı olarak sanık … adına olan Akbank …Şubesine 1.261.TL yatırmasını istediği, katılanın bu parayı yatırdığı, ayrıca elden de 490 TL verdiği, birlikte Tayland’a gittikleri ve burada
kaldıkları otelde sanığın haber vermeden ayrıldığı,Uygur Eşarp isimli işyeri sahibi olan katılan …’yı telefonla arayarak Dubai ve Hong-kong’ta bazı müşterilerin mallarına talipli olduğunu, bunun için aracılık yapabileceğini söylediği, bunun için sanık … adına olan Akbank …Şubesine ait olan hesaba masraf olarak 1.050 TL yatırmasını istediği, katılanında bu parayı yatırdığı, sonrasında tekrar arayarak 1.600 TL daha istediği, katılanın bu parayı da aynı gün yatırdığı, iki adet de uçak bileti aldığı, kararlaştırdıkları şekilde havaalanında beklediği halde sanığın gelmediği gibi, parayı da iade etmediği anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Diğer temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Dolandırıcılık suçunda unsur olan hilenin kullanılmasından sonra, paranın banka aracılığı ile sanığa gönderilmesi eyleminde, hilenin gerçekleşmesinde ödeme aracı durumunda bulunan bankanın rolünün bulunmadığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesi kapsamında bankanın araç olarak kullanılması suçunun oluşmayacağı, eylemin aynı yasanın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında, aynı yasanın 158/1-f, son maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.