YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20171
KARAR NO : 2013/3659
KARAR TARİHİ : 28.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Hakaret
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I)Sanık … hakkında “mala zarar verme” suçundan kurulan “beraat” hükmüne yönelen şikayetçiler … ve … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık …’in babası muris …’in bir başka oğlundan dolayı gelini olan şikayetçi … ile annesi şikayetçi …’un, murisin terekesi dahilinde bulunan Mithatpaşa Mahallesi 707. Sokak No:1 adresindeki eve adı geçen sanık tarafından verildiği iddia olunan “zarar” açısından yüklenen “mala zarar verme” suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçilerin anılan suçtan kamu davasına katılma hakları bulunmadığı, usulsüz verildiğinden dolayı hukuken geçersiz olan müdahillik kararının (sıfatlarının) hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceğinden, şikayetçiler adına vekilinin 01.12.2010 havale tarihli dilekçesiyle vaki temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
II)Sanık … hakkında “Hakaret” suçundan verilen “beraat” kararına yönelen katılanlar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Sanık …’in kayınpederi olan sanığın, damadının yengesi ve yengesinin annesi olan katılanlara sokakta, aleni biçimde “s…tirin gidin, bir daha buraya geldiğinizi görmeyeceğim” diyerek hakaret ettiği iddia olunan somut olayda; sanığın atılı suçu işlediğine dair şikayetçilerin soyut iddiasından başka cezalandırılmasına yeter derecede somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanlar vekilinin suçun sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.