YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20189
KARAR NO : 2013/3537
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Ceza Tertibine Yer Olmadığı (Koruma ve Tedavi Amaçlı Güvenlik Tedbirlerinin Uygulanması)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’ın, mağdur … …’a yönelik eylemi nedeniyle mala zarar verme suçundan kamu davası açıldığı halde, mahkemece bir karar verilmemiş ise de; zamanaşımı süresine kadar bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın, katılanın müdür olarak görev yaptığı şirkete ait park halinde bulunan araçların camlarını kırdığı ve …, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan raporda sanığın, mala zarar verme suçu açısından fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını tam olarak algılayamayacağı ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azaldığı anlaşılmakla, mala zarar verme suçunun oluştuğuna yönelik kabulde ve 5237 sayılı TCK’nın 32/1.maddesi gereğince ceza tertibine yer olmadığı kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 57/1.maddesi uyarınca sanığın yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verildiği halde, aynı yasanın 57/2.maddesi gereğince, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirlenmesi durumunda serbest bırakılacağına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “5237 sayılı TCK’nın 57/2.maddesi uyarınca sanığın, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine mahkemece serbest bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.