Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/2020 E. 2013/15395 K. 10.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2020
KARAR NO : 2013/15395
KARAR TARİHİ : 10.10.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket hareketeden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK’nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 14 de, Tacir;
“(1) Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından … bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır. “denilmektedir.
Ticaret şirketleri, aynı yasanın Madde 124 de;
”(1)Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.

(2)Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Kooperatif yöneticilerinin, kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir. Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir. Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler kanununun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Madde 55 – Yönetim Kurulu, kanun ve ana sözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir.
Bu suçun oluşabilmesi için, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
Katılan …Ş’nin,… San. ve Tic. A.Ş’ye adı geçen şirketin yetkilisi olan sanık …’un kefaletiyle kredi kullandırdığı ve çek karnesi verdiği, ancak bu şirketin kredi borcunu ödemediği, bunun üzerine katılan banka tarafından adı geçen şirkete kredi borcunu ve 50 adet çek yaprağından dolayı bankanın sorumlu olduğu miktar olan 20.500 TL’yi ödemesi hususunda ihtarname çıkarıldığı, ancak… San. ve Tic. A.Ş yetkilisi olan sanık …’un borcunu ödemeyerek elinde bulunan 50 adet çekten 48 adedini birer gün arayla her birine bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktar olan 435 TL yazarak …Ticaret A.Ş yetkilisi olan sanık …’a verdiği, bu şekilde her iki sanığın katılan bankayı dolandırmaya teşebbüs ettiklerinin iddia edildiği olayda, sanıklardan …’un başka banka şubelerinden aldığı çekleri de bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktar kadar veya bu miktara yakın olacak şekilde keşide etmesi, çeklerin birer gün arayla düzenlenmiş olması, sanıkların savunmaları ve dosyaya ibraz ettikleri fatura, makbuz ve sair belgelere ait onaysız fotokopiler de dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, sanıklara ait adı geçen her iki şirketin tüm defter, belge ve kayıtları ile tahsilatlara ait makbuz ve faturaların getirtilerek konusunda uzman bilirkişilere incelettirilip, suça konu 48 adet çekin gerçek bir ticari ilişki çerçevesinde düzenlenerek verilip verilmediği hususunun tespit edilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine yazılı şekilde eksik incelemeyle beraat kararı verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.