Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20253 E. 2014/4880 K. 17.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20253
KARAR NO : 2014/4880
KARAR TARİHİ : 17.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Müştekinin soruşturma aşamasında verdiği 28.02.2009 tarihli dilekçesi ile sanıktan şikayetçi olması ve kovuşturma aşamasında 11.03.2011 tarihli duruşmaya sağlık mazereti nedeniyle katılamayacağına ilişkin dilekçesini mahkemeye sunması karşısında; katılan sıfatı alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan şikayetçinin, 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek ve aynı kanunun 237/2. maddesi uyarınca katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, kendisinin Milli İstihbarat Teşkilatında çalıştığını, lakabının da “…” olduğunu belirtip ve katılana evlenme vaadinde bulunarak birden fazla kez katılandan para aldığı ve ayrıca katılanın bir yakınını sigortalı olarak gösterebileceğini söyleyerek banka havalesi ile 2500 TL para almak suretiyle haksız menfaat temin
Ettiğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, dolandırıcılık suçunu oluşturabilecek nitelikte hileli hareketler sergilediğine ilişkin şikayetçinin iddialarından başka somut, kesin ve inandırıcı delillerin elde edilemediğinin anlaşılması karşısında, kuşkudan sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak; sanıkların beraatlerine dair kararlarda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, şikayetçinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.