YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20409
KARAR NO : 2013/5144
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, ceza verilmesinden vazgeçilmesine
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır.
Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; sanık …’nin çocukları ile birlikte kardeşleri ve kendisine babalarından miras kalan evin bahçesine gittiği ağaç sulama meselesinden tartıştıkları kardeşi … ile birbirlerine karşılıklı olarak hakaret ettikleri, sanık …’ de taşla vurarak amcası …’nin iki ayrı pencere camını kırdığı olayda;
1-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
Karar tarihi itibarıyle verilen hükümler kesin nitelikte olmadığından tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanıklar … ve …’nin hakaretlerinin karşılıklı olması nedeniyle ceza verilmesinden vazgeçildiği durumda 5271 Sayılı CMK 223.maddede hüküm türleri belirtilmiş olup, başka bir hüküm türü bulunmadığı gözetilerek sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 Sayılı TCK’nun 125/1, 62/1, 52/2 maddelerinin uygulanmasına yönelik paragrafların ve ceza verilmesinden vazgeçilmesine sözcükleri çıkartılarak yerine “Ceza verilmesine yer olmadığına” cümlesi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.