YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/205
KARAR NO : 2013/13620
KARAR TARİHİ : 19.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
İnşaat müteahhitliği yapan katılanın işyerinde “genel koordinatör” olarak çalışmaya başlayan sanığın, 10/05/2005- 16/06/2006 tarihleri arasında, ofis ihtiyaçlarının giderilmesinde kullanılmak üzere katılanın kredi kartına “ek” olarak çıkartılan karttan şahsi harcamalar yaptığı, taşeronlara ödenmek üzere katılan tarafından kendisine bırakılan paraları hak sahiplerine vermediği, katılanın 25/08/2005 tarihli vekaletname ile satış yetkisini haiz olduğu suça konu 5 no’lu bağımsız bölümünün, üçüncü şahsa mülkiyeti devredilmesi şartıyla 01/09/2005 tarihinde sanığa tapuda mülkiyet devredildiği halde bu dairenin üçüncü şahıs tanık Aysel’e devredilmeyip, zilyedliklerin devir amaçları dışında tasarrufta bulunulduğu böylece haksız yararlar sağlanarak “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunun işlendiği iddia olunan somut olayda;
Sanığın katılanın yanında işe girdikten ve 2-3 ay gibi bir süre fiilen çalıştıktan sonra aralarında duygusal ilişki oluştuğu ve birlikte yaşamaya başladıkları, eşinden boşandıktan sonra sanıkla evleneceği vaadinin garantisi
olarak katılanın ona suça konu dairenin mülkiyetini resmi işlemle devretmesi, aynı ilişki dönemi içinde ek kredi kartının sanığın şahsi harcamalarında kullanılması eylemlerinde suçun unsurlarının oluşmadığı sair iddiaların ise kanıtlanamadığı bu nedenlerle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan ve kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,19/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.