YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20515
KARAR NO : 2014/13662
KARAR TARİHİ : 08.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan ….’nin 12/09/2005 tarihinde kendisine şikayetçi tarafından verilen 40.000TL borç paranın ödenmesi nedeniyle düzenlenen 05/06/2003 tarihli “…’dan alacağım olan 40.000.000TL(yalnız kırkmilyar) yi aldım. Başka alacağım yoktur.” şekilndeki yazının başına “…. Çiftliği …. pafta … parseldeki satıştan” ibaresini eklediği, ardından bu sahte olarak tanzim edilmiş belge ile söz konusu taşınmazı diğer sanıkların üzerine tapuda devrettiğinin iddia olunduğu somut olayda;
1- Sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Şikayetçi …’nin sahte olduğu iddia edilen belgenin kendi yanında diğer kısım yazıldıktan yarım saat sonra rızası ve bilgisi dahilinde yazılmış olduğu yönündeki beyanı karşısında, sanıkların özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri yönünde delil bulunmadığı anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan verilen hükümler yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9.madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun kanunda gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tâbi olduğu mülga 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 30/10/2002 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden CMUK’nın 322.maddesinde verilen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının vâki zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 08/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.