Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20697 E. 2013/2258 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20697
KARAR NO : 2013/2258
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanığın yokluğunda verilen ve usulüne uygun olarak 8.2.2010 tarihinde tebliğ edilen 3.12.2009 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 20.5.2010 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık …’in diğer sanık …’dan aldığı şirket müdürü olduğunu gösterir maaş belgesiyle … adına sahte olarak tanzim edilmiş nüfus cüzdanını kullanarak suç tarihlerinde … daha sonra İngbank olan bankanın … ve … şubelerine kredi başvurusu yaptığı,belgelerin sahteliğinin anlaşılması üzerine kredi tahsis edilmeden bankanın ihbarı nedeniyle sanıkların yakalandıkları, bu şekilde resmi belgede sahtecilik ve banka ve kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık hakkında teşebbüs nedeniyle indirim yapılırken uygulama maddesi olarak TCK’nın 35. maddesi yerine 32/2 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
5237 Sayılı TCK’nın 158/1, j- son maddesi gereğince sanığın 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı yasanın 35. maddesi gereğince cezasının 3/4 oranında indirilerek sanığın 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı yasanın 43. maddesi gereğince cezasının ¼ oranında arttırılarak sanığın 11 ay 7 gün hapis ezasıyla cezalandırılmasına, aynı yasanın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 9 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın 9 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK ‘un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükümde yer alan ” sanığın, 9 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına” ifadesinin çıkarılarak, ” sanığın, 9 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 7.2.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.