YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20847
KARAR NO : 2014/7824
KARAR TARİHİ : 22.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, … ilçesi … beldesinde ikamet eden mağdurların evine giderek kendilerini elektrik kurumunda çalışan görevliler olarak tanıttıkları ve kaçak elektrik kontrolü yaptıklarını belirttikleri, mağdurların evine girerek ellerinde bulunan kontrol kalemi ile elektrik prizlerini kontrol ettikten sonra mağdurlara kaçak elektrik kullandıklarını söyleyerek ceza yazacaklarını belirttikleri ve tutanak tutmaya başladıkları, kaçak elektrik nedeni ile 1.000 TL ceza yazdıklarını, ayrıca mahkemeye verilince 15.000-20.000 TL daha ceza çıkabileceğini söyleyerek mağdurları kandırdıktan sonra 1.000 TL vermeleri halinde ceza yazmayacaklarını ifade ettikleri, bunun üzerine mağdurların evde bulunan 900 TL’yi sanıklara verdikleri, parayı alan sanıkların mağdurların evinden ayrıldıkları iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanıkların aşamalardaki tüm savunmalarında suçlamayı reddettikleri, mağdurların savcılıkta alınan ifadelerinde bir gün önce kollukta yaptırılan teşhis işleminde sanıkları teşhis etmiş iseler de, emin olamadıklarını bildirdikleri, mahkemede alınan beyanlarında ise, duruşmada hazır bulunan sanıkların evlerine gelen şahıslar olmadıklarından kesin emin olduklarını, gelen şahısların sanıklara göre daha yaşlı kişiler olduklarını beyan ettikleri, ayrıca her iki mağdurun da görme bozukluğu olduğu ve mağdur Vahittin’in göz ameliyatı geçirdiği, dosyada mevcut 18/11/2009 tarihli teşhis tutanağına ve tutanak tanıklarının anlatımlarına göre teşhis işleminin filmli cam arkasından yaptırıldığının anlaşıldığı, tutanak tanıkları … ve …, mağdurların sanıkları kesin emin olarak teşhis ettiklerini beyan etmiş iseler de, tutanak tanığı …’ın mağdur …’nin gözlerinin bozuk olması ve camın renkli cam olması nedeniyle biraz zorlandığını, emin olması için dikkatli bakmasını söylediğini beyan ettiği, tanıklar … ve …’in beyanlarında sanıkları mağdurların evine girerken ya da mağdurlarla konuşurken görmediklerini belirttikleri anlaşılmakla; sanıkların atılı suçu işlediklerine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.