YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20868
KARAR NO : 2014/13707
KARAR TARİHİ : 08.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda sanığın kullanımında olan …. numaralı cep telefonundan şikayetçinin telefonuna “sizinle uzak yol, yolcu ve eğlence gemilerimizde çalışmak isteriz, acil genel koordinatörümüz … ile … nolu telefonla irtibat kurunuz. … Ofisi” şeklinde bir yazılı mesajın geldiği, şikayetçinin de inanarak ilgili telefonu aradığı, telefona çıkan ve kendisini …. olarak tanıtan sanığın, kendisine iş başvurusunun kabul olduğunu …. Liman Başkanlığı’nı aramasını ve gemi adamı belgesi almasını istediği, şikayetçinin 500TL bedel ve 1,5 ay kurs alması gereken bu belgeyi alamadığı ve sanığı yeniden aradığı, sanığın sen parayı gönder ben buradan alırım dediği, şikayetçinin 230 TL parayı sanığın Akbank hesabına yatırdığı, daha sonra Kıbrıs’a giden şikayetçinin böyle bir şirketin veya kişilerin bulunmadığını öğrendiği, sanığın bu şekilde şikayetçiyi dolandırdığına yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, her iki sanık ile ilgili olarak adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak “100” gün”ve “2000TL” adli para cezaları terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, ”5 gün”, “100TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/07/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.