YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20967
KARAR NO : 2014/13771
KARAR TARİHİ : 09.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedenipyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Şikayetçinin … Plaza’da yönetici olarak görev yaptığı, sanığın aynı işyerinde plaza müdürü olarak çalıştığı, sanığın muhtelif zamanlarda defter kayıtlarına aslında hiç kullanılmadığı halde bazı şirketlerden faturalar alarak gider olarak gösterdiği, fark tutarlarını kendi zimmetine geçirdiği, bazı şirketlerden aidat borçlarını para makbuzu ile tahsil ettiği, tahsil edilen tutarları gelir olarak deftere işlemediği, makbuzun verildiği tarihte paranın alındığı şirketin defterlerinde çıkış olarak göründüğü,… Online şirketine yolladığı faks ile çatıda bulunan baz istasyonundan doğan elektrik parası, kira zammı farkı borçlarını kendi hesabına işletttiği, …Tic.Ltd.Şti.’ne yönetim adına ödeme yaptığını söyleyerek makbuz kestiği ve defterden çıkış yaptığı, yapılan görüşmelerde borcun hiç ödenmediğinin anlaşıldığı, sanığın verilen parayı zimmetine geçirdiğinin tespit edildiği, sanığın bu eylemiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, şikayet dilekçesi ve bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ”600 gün”, “500 gün” ve ”10.000TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün ”, “4 gün” ve ” 80 TL ” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.07.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.