YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21013
KARAR NO : 2014/13448
KARAR TARİHİ : 07.07.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanık …’ın yetkilisi eşi …olan …Bilgisayar’a ait suça konu çekleri eşinin bilgisi dahilinde keşide ettiği, aynı şekilde aralarında ticari bir ilişki bulunmamasına rağmen suça konu çeki lehtarı kız kardeşi olan …’ın yetkilisi olduğu…Gıda olarak gösterdiği, kardeşinin sanığa …. Gıda adına çek keşide etmesine izin verdiği için davaya konu çekin arkasını …. Gıda’nın kaşesini basarak ciro ettiği ve mağdur …’a ait …. Firmasından alacağı mallar karşılığında teslim ettiği, ancak verilen çekin bankadan sorulması üzerine karşılığının bulunmadığını anlayan …’ın bu çeki bankaya götürürken çekin arkasına yaptığı ciroyu unutarak çeki sanık …’a iade ettiği ve bunun karşılığında her hangi bir malda vermediği, çeki alan sanık …’ın çekin arkasındaki mağdur …’ye ait ciroyu görünce …’dan her hangi bir alacağı olmamasına rağmen çekin ön yüzünde bulunan gerçekte … Gıda A.Ş olarak görünen lehtarı karalayarak yerine mağdur …’ı lehtar olarak yazıp değişikliği paraf ettiği, çekin arkasında bulunan ve birinci ciranta olan Bakkallar Gıda’ya ait ciroyu karalayarak ikinci sıradaki ciranta olan … firmasını birinci ciranta olarak gösterip bu cironun altına tekrardan …. Gıda’nın kaşesini basıp kaşenin üzerine bir şekilde imzalatarak sanki … Gıda’nın … firmasından alacağı varmış ve bu çeki bu nedenle o firmadan almış gibi göstererek çeki Ziraat Bankası… şubesine verdiği ciro ederek verdiği, banka tarafından da ….. Gıda ve …Bilgisayar’a karşı K.Maraş 4.icra Müdürlüğünün 2008/289 sayılı dosyasında icra takibine başlanıldığı olayda;
1- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanığın suça konu çeki mağdura mal karşılığı verdiği ancak karşılığının bulunmadığının anlaşılması üzerine mağdur tarafından yapılan ciro unutularak sanığa iade edilmesi sonrası sanığın çek üzerinde tahrifat yaparak suça konu çeki Ziraat Bankası’na ciro edip vermesi, sonrasında banka tarafından çekin icra takibine konu edinmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için sanığın suça konu çeki Ziraat Bankası’na ne amaçla ciro edip devrettiğinin araştırılarak, çekin önceden doğan borç karşılığımı verildiği ilgili bankadan sorularak, çekin ciro edilmesi sonrası bankadan menfaat temin edilmesi halinde asıl zarar gören olarak bankanın da davaya dahil edilerek sonunca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/07/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi