YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21035
KARAR NO : 2014/13819
KARAR TARİHİ : 09.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında suçun “dolandırıcılık” yerine “resmi belgede sahtecilik suçuna teşebbüs” olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçinin işsiz olduğunu, aynı mahallede oturan sanığın bunu bildiğini, kendisine iş konusunda yardım etmek için teklifte bulunduğunu, sanığın kendi müdürü ile görüştüğünü, şikayetçinin işi almak için bir miktar para vermesi gerektiğini söylemesi üzerine sanığa 300 TL para verdiği, sanığın “görüşüp vereceğim” diyerek cep telefonunu aldığı ve kimlik fotokopisi çektirmesini söyleyerek yanından uzaklaştırdığı, döndüğünde sanığın gitmiş olduğu, sanığın bu eylemiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, şikayetçi ve tanık beyanı, yüzleştirme tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı TCK.nun 50/1-f maddesi gereğince, kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbirine çevrilmesi ile yetinilmesi gerekirken infazı sınırlar şekilde; “hizmet iş kolunda işlerinde” çalıştırılmasına hükmedilmesi,
2-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenmek suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/1-f maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilirken “hizmet iş kolunda” ibaresinin çıkartılması ve adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ”365 gün” , “121 gün”, “100 gün” ve ”2000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ,“1 gün”, “1 gün” ve ”20 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.