YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21057
KARAR NO : 2014/13544
KARAR TARİHİ : 07.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında verilen mahkûmiyet hükmü ile Sanık … ….la hakkında verilen temyiz talebinin reddine dair ek karara yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın yokluğunda verilen temyiz talebinin reddine dair ek kararın tebliğ edildiği 06/08/2010 tarihinde sanığın cezaevinde olduğunun anlaşılması karşısında ek karara yönelik 23/12/2010 tarihli temyiz başvurusunun öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır
Hakkında temyiz talebinin reddine karar verilen sanık …’ün yolda yürümekte olan katılanın yanına yaklaşıp Azeri şivesiyle adres sorduğu, katılanın bilmediğini söylemesi üzerine henüz yanından ayrılmadan sanık …’ın geldiği ve yardımcı olabileceğini söylediği, katılanın gitmesi gerektiğini söylemesi üzerine sanık …’ın katılandan yanlarında kalmasını şahsın kendisine inanmayabileceğini söylediği, birlikte parka gittiklerini çay içtiklerini, …’ün altın saat getirdiğini bunu satmak için … ye geldiğini ve bu adresi o nedenle sorduğunu söylediğini, sanık …’ın amcasının sarraf olduğunu bu kişinin saatleri alabileceğini söyleyerek amcasını arıyormuş gibi yaptığı, sonrasında amcasının saatlerin her birini 700 TL vereceğini söylediği, daha sonra sanık …’ın üzerinde yeterli para bulunmadığı için katılana saatleri birlikte alma teklifinde bulunduğu, böylelikle kardan pay vereceğini söylediği ve katılana 3000 TL verdiği, katılanın bankadan 2300 TL para çekip üzerindeki 400 avro ile birlikte kendisini Azeri olarak tanıtan …’e verdiği ve 8 adet saat ile 1 adet cep telefonu aldığı, saatleri satan …’ün işim var diyerek hemen yanından ayrıldığı, sanık …’ın da çay içtikten 10 dakika sonra tuvalete gitme bahanesiyle kalkıp ortadan kaybolduğu olayda; dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmü ile sanık …’nun temyiz isteminin reddine dair 05/07/2010 tarih ve 2009/284 E. 2010/124 sayılı ek kararın ONANMASINA, 07/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.