YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21106
KARAR NO : 2013/713
KARAR TARİHİ : 21.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanlar …, … ve …’ın vekilleri Av…. olmasına rağmen, karar başlığında Av…. olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilecek yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
1-Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan …’nde kaloriferci olarak çalışan sanığın, 19.01.2005 ile 14.4.2007 tarihleri arasında doğalgaz alımı için site muhasebesinden aldığı para ile daha az miktarda doğalgaz almasına rağmen, yapılan ödeme kadar doğalgaz alınmış gibi düzenlenen 79 adet faturayı muhasebeye teslim etmek suretiyle 86.826.80 TL adı geçen siteyi zarara uğratmak suretiyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda; doğalgazı almaya giden görevliye ödenen yol gideri için düzenlenen gider makbuzlarından 25 adedinde sanığın isim ve imzası bulunduğu gerekçesiyle bu makbuzlar dışında yapılan alımlar esas alınmaksızın, oluşan 27.510 TL zarar ile ilgili olarak sanığın mahkumiyetine karar verilmişse de, sanığın savunmasında kendisine verilen para kadar doğalgaz aldığını savunması ve doğalgaz alımı ile ilişkilendirilen gider makbuzlarının, alımı yapan görevlinin yol giderlerine ilişkin olup, doğalgaz alımı için ne kadar para teslim edildiğini belirtmemesi karşısında; sanığa doğalgaz alımı için verilen paranın muhasebeden ne şekilde çıktığı, sanığa ne kadar para teslim edildiğine dair ilgili görevli ve sanık imzasını taşıyan bir belge olup olmadığı hususu sitenin muhasebe işlerini yürüten tanık … ve dönemin yöneticileri olan katılanlar …, …, … … ve …‘a sorulup araştırıldıktan sonra, sanığa verilen para miktarının belgelenmesi durumunda, geri kalan 54 doğalgaz faturasından 33 adedi ile ilgili gider makbuzunun düzenlenmemesi ve diğer gider makbuzlarından bir kısmında isim ve imzanın bulunmaması, bir kısmında da sitenin muhasabe işlerinden sorumlu tanık …’nın ismi ve imzasının bulunmasına rağmen ödenen para, site kayıtlarındaki fatura ile gerçekte alınan gaz miktarını gösteren EGO, Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş. ve … kayıtları arasında da fark bulunduğu, hatta EGO, Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş. ve … kayıtlarında olmayıp, site kayıtlarında yer alan faturaların bulunduğu anlaşıldığından, gerçeğin kuşkuya mahal vermeksizin tespiti açısından, iddianameye konu tüm alımlarla ilgili inceleme yapılması, Katılan …’ın 06.11.2008 tarihli duruşmada alınan doğalgaz miktarının yazıldığı defteri sanığın tuttuğunu belirtmesi,aynı duruşmada ifadesi alınan katılan …’in ise kaydın sanık, muhasip üye veya görevli muhasebe elemanı tarafından tutulduğunu beyan etmesi karşısında, bu hususun adı geçen ilgililere sorularak tespit edilmesi ve gerektiğinde uzman bilirkişi vasıtasıyla defterdeki yazıların kime ait olduğunun tespit edilerek, davaya konu tüm faturalar ile ilgili sorumlular hakkında hakkında kamu davası açılması sağlanarak, dosyaların birleştirilip delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekili,sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.