Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21179 E. 2014/13288 K. 03.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21179
KARAR NO : 2014/13288
KARAR TARİHİ : 03.07.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Katılan …’in, yaptırdığı inşaatın ruhsat işlemleri ve SGK sigorta primlerinin yatırılması için serbest muhasebeci olan sanık … ile anlaştığı, ancak sanık …’ın serbest muhasebecilikten geçici olarak yasaklı olduğu dönemde bu durumdan katılana bahsetmeyerek aldığı paraları ilgili yerlere yatırmayıp uhdesinde tuttuğu ve bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda;
Mahkemece sanığın serbest muhasebecilikten yasaklı olduğu dönemde katılandan ilgili kurumlara yatırılmak üzere aldığı parayı hizmet ilişkisi içerisinde değil sadece harcamaları tespit edip ödenmesine aracı olmak için aldığı gerekçesiyle eylemin TCK’nın 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ise de; serbest muhasebecilerin 3568 sayılı Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirlik Kanunu’nun 2/A maddesinde belirtilen görevleri arasında prim ve vergi borcunu yatırmak gibi bir görevinin olmadığı, ayrıca Türkiye Serbest Muhasebiceler Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin Mecburi Meslek Kararlarına ilişkin 26.01.1996 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 1996/1 sayılı genelgesinin 1. maddesinde yer alan “meslek mensupları, müşteri adına üçüncü kişilere ödeme yapmak üzere her ne isim altında olursa olsun mali değerler alamazlar” şeklindeki hükmüne göre, eylemin TCK’nın 155/1. maddesindeki “güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, sonucu bakımından doğru olan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, eylemin aynı maddenin ikinci fıkrasındaki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağına dair tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, sonucu bakımından doğru olan hükmün bu değişik gerekçeyle ONANMASINA, 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.