Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21232 E. 2014/13283 K. 03.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21232
KARAR NO : 2014/13283
KARAR TARİHİ : 03.07.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Iğdır ilinde ticaretle uğraşan mağdurlar … ve …’in, esnaf arkadaşları olan… vasıtasıyla …ilinde ucuz gıda maddelerinin satıldığını öğrenmeleri üzerine sanık … ile irtibata geçtikleri, sanık …’in de şeker, pirinç, yağ, kola ve mercimek gibi malzemeleri ucuz fiyattan satabileceğini söyleyerek mağdurları …’e davet ettiği, suç tarihinde mağdurların birlikte …’e gelerek sanıklarla buluştukları ve yemek yemek için bir lokantaya gittikleri, burada mağdurların sanıklara 3’er bin lira para verdikleri, parayı sanık …’nın aldığı ve fatura keseceğini söyleyerek yanlarından ayrıldığı, sanık …’in de mağdurların kendilerine getirdikleri hediye olan yağ ve peyniri eve bırakıp geleceğini söyleyerek mağdurların yanından ayrıldığı, bir süre bekleyen mağdurların sanıkların gelmemesi üzerine telefon açtıkları ancak sanıklara ulaşamadıkları, sanıkların parayı alarak ortadan kayboldukları ve bu şekilde dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia ve kabul olunan somut olayda;
1- Sanık …’in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın yüzüne karşı verilen 28.06.2010 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 09.08.2010 tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık … müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 6 gün olarak tayin edilmesi, yapılan artırım ve indirimler sonucu sonuç ceza miktarını değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.