YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21275
KARAR NO : 2014/13379
KARAR TARİHİ : 07.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; …..A.Ş. Ünvanlı şirketin… Bankasından ihale yoluyla yüklenicisi olduğu ….. Merkez… Arıtma Tesisi ve Kollektör Hattı İnşaatı işi için alt yüklenici Arıtım…Ltd. ticari ünvanlı şirketi tarafından oluşturulan şantiye-işyerinde 12/11/2007 tarihli işe giriş bildirgesiyle idari sorumlu olarak çalışmaya başlayan ve Yapı Kredi Bankası-…. şubesinde adına hesap açtırılan sanığın, şantiye ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla işveren şirket tarafından havale yoluyla anılan hesaba 30/11/2007-09/01/2008 tarihleri arasında gönderilen 52.192 TL’nin, 5.038+9.062 TL’sini 05/02/2009 tarihli bilirkişi raporuna göre şahsi menfaatleri için kullanması eyleminin “zincirleme nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak tespit olunması suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının birinci paragrafındaki “200” ikinci paragrafındaki “250”; üçüncü paragrafındaki “208” ve onuncu paragrafta yazılı “208” ve “4160” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5”; “6”; “5”; “5” ve “100” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.