Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21388 E. 2013/5252 K. 21.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21388
KARAR NO : 2013/5252
KARAR TARİHİ : 21.03.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Hırsızlık, Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocukların, Kocasinan ilköğretim okulunun giriş katında bulunan ana sınıf kapısı ile müdür odasının ve 8 adet sınıfın kapısının kilit kısımlarını kırmak suretiyle okuldan 5 adet projeksiyon cihazı, 2 adet bilgisayar takımını poşetlere koyup götürmek üzere koridora bıraktıkları, bir adet dijital fotoğraf makinasını alarak kaçtıklarının anlaşıldığı olayda, eylemlerinin nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, okula ait kapıların kilitlerini kırmaktan ibaret eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a maddesinde düzenlenen kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5395 Sayılı Yasa’nın 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuklar için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması mahallinde düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-5237 Sayılı Türk Ceza Yasasında cezaların toplanmasına ilişkin bir hüküm bulunmayıp 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99. maddesine göre cezaların diğerinden bağımsız olması, birden fazla hükümdeki cezaların toplanmasının infazı sırasında yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde cezaların içtima ettirilmesi,
2-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6.maddesine aykırı olarak suça sürüklenen çocuk olarak 5271 sayılı CMK.nun 150/2.maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafii için suça sürüklenen çocuktan vekalet ücreti alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen cocuk … ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; cezaların içtima ettirilmesine ilişkin bölümün ve 508 TL müdafii ücretinin suça sürüklenen çocuktan tahsil edilmesi ile ilgili bölümün karardan çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.