Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21389 E. 2013/5253 K. 21.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21389
KARAR NO : 2013/5253
KARAR TARİHİ : 21.03.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Nitelikli hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5395 Sayılı Yasa’nın 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuklar için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması mahallinde düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde,
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun, Kocasinan Şehit Samet Kırbaş Teknik ve Endüstri Meslek Lisesinde bulunan idarecilere ait odaların ve kantinin cam ve kilitlerini kırmaktan ibaret eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a maddesinde düzenlenen kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık ve işyeri konut dokunulmazlığını bozma suçundan suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde,
Bir kimsenin konutuna,konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur.Konuta girmek,failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir.Bu nedenle,konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma,dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur.Konuttan çıkmamak,konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır.
Suçun oluşması için, sahibinin rızası olmadan girilen yada rızayla girildikten sonra istendiği halde dışarı çıkılmayan bir konut veya eklentisi olmalıdır. Konut, (mesken) bir kimsenin geçici de olsa oturmak için sığındığı her nevi yer olarak tanımlanabilir.Medeni kanunun 19 uncu maddesinde tanımlanan her ikametgah TCK. anlamında bir konuttur Kişinin ihtiyaçlarından bir veya bir kısmının yerine getirildiği yani yaşamsal faaliyetlerini geçirdikleri yer konuttur. Konutun bir bina olması şart değildir. Konut eklentisi (müştemilat) ;konuta bitişik yada onun yakınında olan, konut veya benzerî yapıların kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan diğer yapılar veya yerlerdir. Balkon, koridor, sahanlık, etrafı çitle çevrili avlu, eve ait etrafı duvarla çevrili bahçe, buna örnek gösterilebilir. Diğer bir anlatımla, girilmesi konutta oturanların huzur ve güvenliğini bozabilecek konuta bağlı veya pek yakın ek yapılar veya yerlerdir. Avlu, ahır, bahçe, taraça, samanlık, odunluk, kömürlük, balkon gibi yerler eklentidir. Konut veya eklentiyi dış dünyadan ayırıcı belirtiler, o yer sahibinin yaşama biçimi,mevcut olanakları,sosyal ve ekonomik durumu ile kültürel ve yöresel özelliklere, gelenek ve göreneklere göre farklılıklar gösterebilir.Bu husus,olaysal olarak değerlendirilmeli,tayin ve takdir edilmelidir.
Rızaya aykırı olarak girme veya rıza ile girildikten sonra çıkması istenilmesine rağmen çıkmayan kişi bu eylemini, açık bir rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentilerinde işlemesi hâlinde Fail ikinci fıkraya göre cezalandırılacaktır. Girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri, Avukatlık bürosu, Doktor muayenehaneleri, Emlak bürosu, Mimar bürosu, v.b. gibi izinle girilmesi gereken yerlerdir. Girilmesi mutat olan yerlere, süper marketler, mağazalar, dükkanlar, pasta salonları, kahvehane, restoran ve lokantalar, sinema, tiyatro, otel, bar, hastane, örnek gösterilebilir. Halka açık olduğu saatlerde bu gibi, yerlere giriş de suç oluşmaz. Ancak halka kapalı olan saatlerde buralara rıza haricinde girilmesi hâlinde bu fıkradaki suç oluşacaktır.
Fiilin gece vakti işlenmesi, ağırlaştırıcı nedendir. Geçe vakti TCK.md. 6 da tanımlanmıştır. Gece vakti güneşin batmasından bir saat sonra başlar ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresidir.
Suça sürüklenen çocuğun okul içinde bulunan kantin kapısını kırmak suretiyle içeri girerek kasada bulunan 100 TL parayı almaktan ibaret eyleminin hırsızlık ve işyeri konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-Suçun, 26/06/2009 tarihinden önce işlendiği dikkate alınarak 5918 sayılı yasanın 8.maddesiyle değişiklikten önceki 5271 sayılı CMK.nın 253.maddesine göre işyeri dokunulmazlığı ihlali suçunun uzlaşmaya tabi olduğu gözetilmeden ve taraflar hakkında uzlaşma hükümleri uygulanmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Suç tarihindeki güneşin doğuş ve batış saatleri araştırılarak olayın meydana geldiği saatin gece vakti olup olmadığı belirlendikten sonra, sonucuna göre TCK’nın 143/1 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmemesi,
3-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunda TCK’nun 116/1 maddesi yerine 116/4 maddesi ile uygulama yapılması, gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Kamuya ait yerde hırsızlık olayının gerçekleşmesi nedeniyle, eylemin 5237 sayılı TCK.nın 142/1-a maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde aynı yasının 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması,
5-Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 116/4 maddesinden dava açılmasına rağmen, ek savunma hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden daha ağır yaptırım gerektiren 119/1-c maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilerek CMK’nın 226.maddesine muhalefet edilmesi,
6-Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken suça sürüklenen çocuğun cezasından yaşı nedeniyle indirim yapılırken sonuç cezanın 2 yıl 6 ay yerine yazılı şekilde fazla cezaya hükmedilmesi,
7-5237 Sayılı Türk Ceza Yasasında cezaların toplanmasına ilişkin bir hüküm bulunmayıp 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99. maddesine göre cezaların diğerinden bağımsız olması, birden fazla hükümdeki cezaların toplanmasının infazı sırasında yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde cezaların içtima ettirilmesi,
8-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6.maddesine aykırı olarak suça sürüklenen çocuk olarak 5271 sayılı CMK.nun 150/2.maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafii için suça sürüklenen çocuktan vekalet ücreti alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.