YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21429
KARAR NO : 2014/13697
KARAR TARİHİ : 08.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, 4733 sayılı Kanuna Muhalefet, 4926 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar hakkında 4733 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan kurulan beraat hükmü ile mağdur …’e karşı gerçekleşen dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik …. Bakanlığı’nı temsile yetkili hazine vekilinin, sanıklar hakkında 4926 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanıklar müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Mağdur …’e karşı gerçekleştiği iddia edilen dolandırıcılık suçu ile 4733 Sayılı Kanuna Muhalefet suçlarından doğrudan zarar görmeyen … Bakanlığı’nın bu suçlar yönünden kamu davasına katılan olma hak ve yetkisi bulunmadığından hazine vekilinin,
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 sayılı Kanun’un 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince cezanın tür ve miktarı ile zoralıma konu eşyanın değeri itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından sanıklar müdafinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanıklar müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in sürücülüğünü yaptığı araçla müşteki …’nın çalıştığı marketin önüne gelen sanıklardan …’nın araçtan inerek markete girdiği ve müştekiden …. marka sigara istediği, müştekinin…. marka sigara olmadığını söylemesi üzerine sanığın müştekiden 4 karton kısa … sigarası istediği, müştekinin 2 karton verebileceğini söylemesi üzerine sanığın 40 TL vererek 2 karton … sigarası aldığı ve dükkandan çıkarak aracına bildiği, 5 dakika sonra tekrar sanığın elinde bulunan 2 karton … marka sigara ile müştekiye ait dükkana girdiği, müştekiye sigaraları almaktan vazgeçtiğini söyleyerek vermiş olduğu 40 TL’yi geri istediği ve aldığı, müşteki ….’nın sanık …’ın getirmiş olduğu sigara kartonlarındaki amblemlerin diğerlerinden farklı olduğunu fark etmesi üzerine olayı Jandarmaya haber verdiği, Jandarmanın sanıkları 43 karton sigara ile birlikte yakaladığı, Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından tanzim edilen raporuna göre 6 kartonunun sahte ve kaçak olduğu, içim muayenesinde kullanım ve solunamayacağı, uç dökülmesi, beneklenmesi gibi arızaların giderilemeyeceği, imhasının uygun olduğunun belirtildiğinin anlaşıldığı olayda, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08.07.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.