Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21442 E. 2014/13723 K. 08.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21442
KARAR NO : 2014/13723
KARAR TARİHİ : 08.07.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik, 5464 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka,48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır.Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı,kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen
düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanığın, 24.04.2006 tarihinde müşteki …’e ait ”… Oto Kiralama” isimli iş yerinden 1 günlüğüne araç kiraladıktan sonra ertesi gün müşteki …’ın işyerine gelerek kendisini … olarak tanıtıp üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte sürücü belgesini de ibraz edip acil ödemesi gereken bir borcu olduğunu, bu borcu sebebi ile aracını satmak istediğini gerekirse takas edebileceğini belirtip müşteki …’ın iş yerinde bulunan Şahin marka araçla takas yapılması konusunda üste 5.750 TL almak üzere anlaşarak 500 TL kapora aldığı, aynı gün sahte sürücü belgesi ile müşteki … adına HSCB Bank ….Şube Müdürlüğü’ne kredi kartı başvurusunda bulunduğu, 28.04.2006 tarihinde yine … adına sahte sürücü belgesi ibraz ederek mağdur …’ in iş yerinden….Finansbank A.Ş aracılığıyla tüketici kredisi kullanmak için başvurduğu ancak kredi talebinin kabul edilmediği, HSBC Bank tarafından müşteki adına yapılan kredi kart başvurusu nedeniyle müşteki …’in aranması üzerine gerçeğin anlaşıldığı ve kredi kartını teslim almak için bankaya gelen sanığın kolluk güçlerince yakalandığı, bu şekilde gerçekleşen eylemlerinin dolandırılık, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve özel belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğunun iddia edildiği olayda;
1-Sanık hakkında mağdur …’e yönelik güveni kötüye kullanma, mağdur … … yönelik dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik, katılan Finansbank A.Ş.’ye yönelik nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık katılan …’a yönelik 5464 sayılı kanuna muhalefet suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 37/2. maddesindeki “kredi kartı veya üye işyeri sözleşmesinde veya eki belgelerde sahtecilik yapanlar veya sözleşme imzalamak amacıyla sahte belge ibraz edenler” ile ilgili düzenlemenin sözleşmeye kadar olan safhada uygulanabileceği, kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra kartın üretilmesi halinde eylemin 5237 sayılı TCK’nın 245/2. maddesindeki suçu, kart banka tarafından üretilmeden sahteciliğin anlaşılması halinde ise bu suça teşebbüsün oluşacağı cihetle, somut olayda;sanığın katılan … … Şubesinde kredi kartı sözleşmelerini imzaladığı ancak, kredi kartı banka tarafından üretilmeden sahteciliğin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 245/2. maddesinde yazılı “kredi kartının kötüye kullanılması suçuna teşebbüs “suçunu oluşturduğu halde, suç vasfında yanılgıya düşülerek sanığa yazılı şekilde 5464 sayılı yasaya aykırılık suçundan ceza verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.07.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.