YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21447
KARAR NO : 2014/13392
KARAR TARİHİ : 07.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
İddia ve kabule göre sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’in diğer katılan …’in evinin kat yapımında inşaat ustası olarak çalıştığı sırada … Belediyesi görevlilerince tutulduğu söylenen “ruhsatsız yapı” tutanağından bir şekilde haberdar olan ve gerçekte Belediyede çalışmadığı halde şikayetçiler tarafından orada çalıştığı düşünülen ve … adı ile tanınan sanığın katılanlara “… Cezayı kaldırtayım…” deyip onlardan 1.250 TL’yi almasını müteakip, katılan …’in abonelik işlemleri için Belediye’ye
gittiğinde halen borcun yatırılmadığını öğrenip … aboneliği sanık adına olduğu bildirilen… 2588 no.lu cep telefonundan onu aradığında Belediye önünde beklediğini söylemesi ve şikayetçilerle buluştuğunda “… para yeterli olmadı… 1.070 TL daha gerekiyor… verin halledeyim…” diyerek bu parayı da alıp, şikayet dilekçesine eklenen 10.02.2009 tarihli ücrete tabi olmayan ve isteyenlere verilen “Mükellef Beyan Bilgileri Dökümü” başlıklı belgeyi şikayetçi…’e vererek haksız yarar sağlaması eyleminin ” zincirleme dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine,incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
2-Kabule göre de;
a-Tam gün sayısının bir gün karşılığı miktarının takdiri sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
b-TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca; 1.fıkra (c) bendindeki “velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece kendi alt soyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, alt soyu dışındakiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yoksunluğun tümü için yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının ikinci paragrafındaki “150”; üçüncü paragrafındaki “3.000” rakamlarının çıkartılıp yerlerine sırasıyla “5”; “100” rakamları yazılmak ve üçüncü paragrafının başına “TCK’nın 52/2 maddesi uyarınca ibaresi eklenmek, dördüncü paragrafının ise çıkartılarak yerine “TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca; 1.fıkranın (c) bendinde yazılı, sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilme tarihine kadar,
1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına,” paragrafı yeniden yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.07.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi