Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21501 E. 2013/19442 K. 09.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21501
KARAR NO : 2013/19442
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa dolandırıcılıktan değil, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanunu’nun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
…Şekerleme Gıda Sanayi ve Ticaret Limited şirketi sahibi ve yetkilisi olan sanığın, şirket adına katılan bankadan kredi almak için 3. şahıslara ait 9 adet senedin arkasını ciro ederek bankaya teminat olarak verdiği, borcun ödenmemesi üzerine, senet borçluları gözüken kişiler aleyhine icra takibi yapıldığı, icra takiplerinin Konya 7. İcra Müdürlüğü’nün 2007/6059, 2007/6060, 2007/6061, 2007/6062 sayılı dosyaları ile derdest olduğu, yaptırılan incelemede, bonolardaki imzaların düzenleyenlerin eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, sanığın savunmalarında, senetleri daha önce mal sattığı ve senet aldığı kişilerin bilgilerini yazıp imzalamak suretiyle sahte olarak tanzim ettikten sonra bankaya verdiğini belirterek ikrarda bulunduğu, bu şekilde dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın, banka tarafından 17.12.2004 ve 28.04.2005 tarihlerinde açılan kredinin çekilmesinden sonra, borcun ödenmemesi nedeniyle para veya senet talep edilmesi üzerine suça konu senetleri 2006 yılında vermesi karşısında, önceden doğmuş borç için hileli davranışlarda bulunması nedeniyle dolandırıcılık suçunun oluşmayacağından bahisle verilen beraat kararı ile senet aldığı kişilerin bilgilerini yazıp imzalayarak bankaya verdiğinin sabit olması nedeniyle sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.