YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21589
KARAR NO : 2014/13390
KARAR TARİHİ : 07.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, baraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır
Somut olayda; sanık …’un, soruşturma aşamasında vefat eden kayınpederi ….’in gönderdiğini söylediği bir adet altın parayı sanık …’ya göstererek bu altınlardan kayınpederinde daha çok olduğunu söyleyip bu altınları satma konusunda kendisine yardımcı olmasını istediği, bunun üzerine sanık …’in önceden tanıdığı katılana gidip …’den aldığı altını gösterdiği, bu olaydan bir hafta sonra sanık …’in katılanı sanık … ile tanıştırdığı, altınların tamamını görmek üzere hep birlikte …’in kayınpederi ….’in evine gittikleri, burada ….’in bir yere telefon edip altınları getirttireceğini söylediği, ancak altınlar gelmeyince, “ben getireceğim” diyerek evden çıktığı, …. eve gelmeyince katılan ve diğer sanıkların evden çıktıkları, yolda yürürken ….’in arabayla yanlarında durduğu, yanında iki erkek şahsın daha olduğu, bu şahıslardan birinin bir altın para çıkarıp katılana verdiği, paranın …’in daha önce katılana gösterdiği parayla aynı olduğu, katılanın 100 TL verip altını aldığı, bilahare ….’ya döndükleri, katılanın…’a gittiğinde gerçek olduğunu öğrendiği altını 150 TL karşılığında sattığı, katılanın … ve … ile görüşüp 100.000.TL karşılığında altınları almak üzere anlaştıkları, katılan ile sanıklar … ve … ile birlikte 05.06.2006 günü altınları almak üzere … beldesine, ….’in evine gittikleri, evde sanık …’inde bulunduğu, ….’den altınları göstermesini istediklerinde altınların köyde yaşlı bir bayanın yanında olduğunu, parayı görmeden altınları vermek istemediğini söylediği ve katılandan parayı istediği, bunun üzerine katılanın yanında getirdiği 100.000.TL tutarında olduğu belirtilen parayı de ….’e verdiği, parayı alıp evden çıkmasından sonra bir süre bekledikleri halde ….’in dönmediği, evde bekledikleri sırada sanık …’ın eve gelip Jandarmanın altınlarla birlikte ….’i yakaladığını söylediği, katılan ile irtibat halinde olan sanıklar … ve …’nın altınların alınıp bilahare satılması ile elde edilecek kar üzerinde kendilerine pay verilmesi konusunda anlaştıkları, sanıklar … ve … yönünden yapılan değerlendirmede; ….’in katılanın getirdiği parayı alıp evden çıkmasından sonra sanık …’ın eve gelip Jandarmanın altınlarla birlikte ….’i yakaladığını söylemiş ise de onun hilesinin ortaya çıkmasını engelleyip bu şekilde takip edilmesini sağlayıp zaman kazandırmaya yönelik hareket ettiği yönünde kuvvetli şüphenin bulunmadığı; sanık …’in de dolandırıcılık olayını organize ettiği anlaşılan ….’in eşi olması dışında mahkumiyetine yeterli delile ulaşılamadığı, sanık …’nın, ….’in dolandırıcılık kastı ile hareket ettiğini bilmediği yönündeki savunmasının aksini kanıtlayacak, delilin mevcut olmadığı, sanık …’in konuyu sanık …’e anlatıp altınları alacak müşteri bulmasını istediği dikkate alındığında, sanık …’in olayın başından itibaren kayınpederi …. ile birlikte hareket ettiğin, … aracılığıyla altın satma girişiminde bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanık …’in, diğer sanık … gibi katılanın kendisine kar payı vadetmesi üzerine altın satışına aracılık ettiği şeklindeki savunmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, sanık …’in savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla, sanıklar …, … ve …’ın, savunmanın aksine, atılı suçu işledikleri yönünde mahkumiyete yeterli delil elde edilemediğinde beraatlarına, sanık …’un ise mahkumiyetine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.