YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21649
KARAR NO : 2014/13903
KARAR TARİHİ : 09.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hükmolunan cezadan teşebbüs hükümlerine göre indirim yapılırken sevk maddesi olarak TCK’nın 35. maddesi gösterilmemiş ise de, bu eksikliğin mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılan ile asker arkadaşı oldukları, sanığın katılanı arayarak bir kazı sonrasında 1782 adet Osmanlı altını bulduğunu, ancak bunları değerinin altında satacağını söylediği, katılanın da bu durumdan şüphelenerek kolluk birimine giderek müracaatta bulunduğu, suç tarihinden yaklaşık bir hafta kadar önce katılanın, kendisini….olarak tanıtan temyiz dışı sanık … ve sanık ile…İlçesi Yazır kasabasında buluştukları, …’ın elinde bulundurduğu 71 adet altını katılana gösterdiği ve tarafların altınların satımı konusunda anlaştıkları, sonrasında katılanın sanıkların yanından ayrılarak daha sonra jandarma görevlileri ile tekrar görüştüğü ve suç tarihinde …. İlçe Jandarma komutanlığınca düzenlenen tertibat sonrasında katılanın ve jandarma görevlilerinin, sanıklarla buluşma yeri olarak kararlaştırdıkları yere gittikleri, burada sanığın katılanı beklediği, katılanın jandarma görevlilerini akrabası olarak tanıttığı, sanık ile birlikte yanlarında görevlilerinin de olduğu halde sanığın altınları teslim etmek üzere daha önceden belirledikleri eve gitmek üzere yola çıktıkları, yol boyunca sanığın, …’a telefon ederek yolda olduklarını ve katılanın 2.000,00 TL parayı getirdiğini söylediği ve altınların hazır olup olmadığını sorduğu, ayrıca yolda sanığın katılana ısrarla sadece bir kişinin eve girebileceğini söylediği, kendilerini katılanın akrabası olarak tanıtan jandarma görevlilerinin ise bunu kabul etmedikleri ve altınları almadan parayı vermeyeceklerini söyledikleri, sanığın ise bunu kabul etmediği ve altın alış verişinden vazgeçtiği, bunun üzerine jandarma görevlilerinin kendilerinin jandarma görevlisi olduğunu söyleyerek kimliklerini açıkladıkları ve sanığı yakaladıkları, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.