Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21875 E. 2014/13670 K. 08.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21875
KARAR NO : 2014/13670
KARAR TARİHİ : 08.07.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, ….’de bulunan akrabası olan….’dan emekli yaşlı ve kimsesiz bir bayanın öldüğünü, eşyaları arasında 276.000 eski Alman markı bulunduğunu, paraların ölen kadının bakımını yapan başka bir yaşlı kadının elinde bulunduğunu, bu paraların …’ ya götürülerek antikacılar vasıtası ile tedavüldeki paraya dönüştürülebileceğini, bu işi yapacak ve yurt dışı ile bağlantısı olan birilerini aradıklarını söylediği ve bir arkadaşı vasıtası ile katılan …’ in oğlu tanık …’la tanıştığı, gerçekte böyle bir kadın ve para bulunmadığı halde sanığın uydurduğu hikayeyi tanık …’a da anlattığı, müştekilerin numune istediklerinde sanığın bir süre katılanlara gözükmeyip ”…’ ye gidip getirdim” diyerek elinde bulunan bir miktar eski Alman markını katılanlara gösterdiği, bu paraları inceleyen katılanların sanığın anlattıklarının doğru olduğu kanaatine varıp 50.000 TL karşılığında Alman marklarının tamamını alabileceklerini söyledikleri, sanığın elinde parayı bulunduran kadınla görüşeceğini söyleyerek katılanların yanından ayrıldığı, katılanların beraberlerinde 50.000 TL, yanlarında tanıklar … ve … olduğu halde …. plakalı arabayla ….’ den …’ ye geldikleri, sürekli telefonla irtibat halinde bulundukları, sanık ile onun yönlendirmesi doğrultusunda …mevkiindeki …Petrol istasyonunda buluştukları, katılanlara kadının parayı görmeden markları teslim etmediğini söyleyip onları inandırarak 50.000 TL yi arabanın içerisinden sayıp kadına götürüp vereceğini ve markları da alıp getireceğini söyleyerek aldıktan sonra katılanların yanından ayrıldığı gibi ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar, 53. madde 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08.07.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.