YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/219
KARAR NO : 2013/13343
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanıkların … Sulh Ceza mahkemesinde şikayetçisinin, sanıklardan … olduğu dosyanın yargılaması sırasında, tanık olarak bilgisine başvurulan …, … ve …’ın kimlik tespiti amacıyla mübaşir tarafından nüfus cüzdanlarının teslim alındığı, duruşma bitiminde kimliklerin sahiplerine teslim amacıyla …’ya teslim edildiği, …’nın kimlikleri dağıttıktan sonra sanık …’nin, kendisine şikeyetçiye ait kimliğin teslim edilmesi üzerine, “bu kimlik bana ait değil” diye söyleyerek duruşma salonundan dışarı çıktığı, sanık … ve sanık Işık ile şikayetçi Mübeccel arasında geçmişe dayalı husumet bulunduğu bu nedenle sık sık mahkemelik oldukları ve yargılandıkları, adliyede görevli polis memurları tarafından adliyenin ön bahçesinde yapılan aramada şikayetçiye ait kimliğin mazgal çukuru içinde bulunmuş olup, sanıklar hakkında güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, nüfus cüzdanının duruşma bitiminde katip tarafından şikayetçiye teslim edilmek üzere sanık … Asa’ya verildiği, ondan da sanık …’ye teslim edildiği, sanıkların eylemlerin de nüfus cüzdanının zilyedi olmadıkları anlaşılmakla, güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığı dikkate alınarak, beraatleri yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre;
Sanıklar hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer C.savcısı, sanık …, sanık … Kurt müdafii, sanık … Asa’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.